Dönüşüm Dönemlerinde Liderin En Önemli Rolü:Cevap Vermek Değil, Alan Açmak
- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur
Yazan: Özlem Akıncılar

Organizasyonlar bugün yeni teknolojiler, değişen iş modelleri ve yeniden tasarlanan ekip yapıları ile neredeyse sürekli bir dönüşüm halinde.
Ama bu dönemlerde liderlerden her sorunun cevabını bilmeleri beklenebiliyor.
Ancak gerçekte, dönüşüm dönemlerinde liderlerin de en çok karşılaştığı durum, cevapların zaten net olmamasıdır. Yeni bir strateji geliştirirken, organizasyonel yapı değişirken ya da yeni bir iş modeline geçilirken birçok karar henüz tam olarak netleşmemiş alanlarda alınır.
Bu nedenle dönüşüm dönemlerinde liderlik, cevap üretme kapasitesinden çok belirsizlikle çalışabilme kapasitesine dayanır.
Durağan ve dengeli dönemlerde, yön vermek, karar almak ve sistemin işlerliğini en verimli hale getirmek liderlik becerisi iken, dönüşüm dönemlerinde liderin rolü farklı bir yere evrilir. Bu noktada liderin en kritik rolü artık cevap vermek değil alan açmaktır.
Alan açmak;
Ekibinin farklı bakış açılarını duyabilmek, henüz net olmayan konuların bile konuşulabildiği güvenli ortamı sağlamak ve doğru sorularla düşünceyi genişletmek demektir.
Ancak mevcut alışkanlıklarla bu her zaman kolay olmayabilir. Çünkü birçok lider refleks olarak hızlı çözüm üretmek ve yönü tek başına belirlemekle hareket eder.
Oysa dönüşüm dönemlerinde liderlerin en güçlü rolü ekibinin potansiyelini harekete geçirebilmektir.
Liderlik gelişimi çoğu zaman bir beceri meselesi gibi adlandırılır ve liderlik koçluğu da çoğu zaman bir gelişim aracı olarak görülür. Ancak dönüşüm dönemlerinde liderin en çok ihtiyaç duyduğu şey düşünebileceği bir alandır. Çünkü belirsizlik zamanlarında liderler yeni cevaplardan çok yeni düşünme biçimlerine ihtiyaç duyarlar. Ve dolayısıyla koçluk, çok daha farklı bir işleve sahiptir ve liderin bu rol değişimini destekler.
Koçluk, lider için alanı yaratır. Koçluk, liderin kendi düşünceleri içinde belki de kaybolmuşken durup düşünebileceği, bakış açısını genişletebileceği, duygusal regülasyonunu sağlayabileceği ve kendi kör noktalarını fark edebileceği bir alan sağlar.
Bu alan liderin sadece daha iyi kararlar almasını değil, aynı zamanda ekibinin düşünme potansiyelini de açığa çıkartmasını sağlar.
Bir keşif yolculuğu da olan koçluk sürecinde liderler sadece ne yapacaklarını değil, nasıl liderlik yapmak istediklerini de keşfederler.
Dönüşüm dönemlerinde organizasyonlar sadece stratejilerini değil, liderlik biçimlerini de yeniden şekillendirirler. Ve bu dönüşümde koçluk en önemli katkılardan birini sağlar.
Çoğu zaman en güçlü etki, insanların birlikte düşünebildiği ve yeni olasılıkların ortaya rahatlıkla çıkabildiği alanları açabilmektir.
Belki de dönüşüm dönemlerinde liderliğin en güçlü sorusu şudur:
“Ekibimde henüz ortaya çıkmamış hangi potansiyel var?“
Ve bazen de liderliğin en önemli ihtiyacı cevaplar değildir.
Düşünebileceği bir alan bulabilmektir.





Yorumlar