top of page


Ara


Birebir Görüşmeler: Durum Güncellemesi mi Gelişim Fırsatı mı?
Yazan: Özlem Akıncılar, CPCC Birçok kurumda birebir görüşmeler düzenli olarak yapılıyor. Hatta çoğu zaman çalışanlar tarafından da yöneticiler tarafından da önemli bulunuyor ve takip ediliyor. Takvimler oluşturuluyor, toplantılar gerçekleşiyor, notlar alınıyor. Buna rağmen birçok birebir görüşme, taraflar odadan çıktığında geriye somut bir etki bırakmıyor. “Konuştuk ama gerçekten bir şey değişti mi?” Çünkü bu görüşmeler zamanla bir gelişim alanından çok bir durum güncellemesi


Bağlılık Azalmadı, Şartlar Değişti: Koçluk Neyi Dönüştürüyor?
Yazan: Özlem Akıncılar Son yıllarda kurumların en sık dile getirdiği konulardan biri çalışan bağlılığı. Özellikle yeni nesil çalışanlarla ilgili şu cümleleri sıklıkla duyuyoruz ve hatta kendimiz kuruyoruz. “Bağlılıkları düşük. ”“Çok hızlı iş değiştiriyorlar.” “Kurumda kalıcılıkları az.” Ve çoğu zaman bu gözlemler, nihai yargıyla noktalanıyor: “Z jenerasyonu ile çalışmak çok zor!” Peki soruyu biraz farklı bir yerden sorsak? “Yeni nesil çalışanlar gerçekten bağlı mı değil, yok


Liderlik Etkisini Anlamak: Algı Farkı, Nesiller ve Verinin Rolü
Liderlik gelişiminde 360 derece geri bildirimin rolü nedir? Algı farkı, nesiller arası beklentiler ve veri temelli liderlik hakkında bilgi edinin.


Dönüşüm Dönemlerinde Liderin En Önemli Rolü:Cevap Vermek Değil, Alan Açmak
Yazan: Özlem Akıncılar Organizasyonlar bugün yeni teknolojiler, değişen iş modelleri ve yeniden tasarlanan ekip yapıları ile neredeyse sürekli bir dönüşüm halinde. Ama bu dönemlerde liderlerden her sorunun cevabını bilmeleri beklenebiliyor. Ancak gerçekte, dönüşüm dönemlerinde liderlerin de en çok karşılaştığı durum, cevapların zaten net olmamasıdır. Yeni bir strateji geliştirirken, organizasyonel yapı değişirken ya da yeni bir iş modeline geçilirken birçok karar henüz tam o


Belirsizlik ve Kaos Çağında Nefes Alabilen Liderlik
Yazan: Özlem Akıncılar Koçluk Projeleri Koordinatörü Belirsizlik artık geçici değil, kalıcı. Ve piyasa koşulları artık dengeye gelme vaadi taşımıyor. Yeni normal, dalgalanma, hız ve öngörülemezlikten oluşuyor. Bu ortamda da rekabet avantajı daha fazla planla sağlanamıyor. Günümüz organizasyonlarında asıl ihtiyaç, belirsizliği ortadan kaldırmak değil, belirsizliğin içinde sağlıklı düşünme ve karar alabilme kapasitesini koruyabilmek olarak değerlendirmek daha gerçekçi duruyor.
bottom of page