top of page

Değerlendirme Merkezi'nin İçinden: Yetenek yönetiminde asıl kırılma: Ölçüm problemi (Neden mevcut değerlendirme yaklaşımları yetersiz kalıyor?)

  • 29 Haz
  • 3 dakikada okunur

Yazan: Filiz Gündoğdu, Head of Assessment and Evaluation Unit, PCC




Bugün organizasyonların büyük çoğunluğu hâlâ şu varsayımla hareket ediyor: “Doğru araç varsa, doğru karar da çıkar.”


Gerçek durum böyle değil.


Çünkü "Değerlendirme Merkezi'nin İçinden" serimizin ilk yazısında gördüğümüz gibi:

  • Roller değişiyor

  • Beceri setleri hızlı dönüşüyor

  • Performansın tanımı sabit değil


Bu durumda tek bir araç ya da tek bir veri noktasıyla yapılan değerlendirme, doğrudan şu riski üretir:

Geleceğe dair yanlış bir kesinlik hissi.


Eski model neden çalışıyordu?

Bu noktada adil olmak lazım.

Klasik değerlendirme yaklaşımları uzun yıllar işe yaradı. Çünkü:

  • Roller stabildi

  • Başarı kriterleri netti

  • Performans → gelecek performans için güçlü bir göstergeydi


Yani bir adayın:

  • Ne yaptığı

  • Ne kadar iyi yaptığı

gelecekte ne yapacağına dair güçlü bir sinyaldi.

Bugün bu denklem kırıldı.


Yeni dünyada problem nerede başlıyor?

Bugün değerlendirme yapılan şey şu:

  • Geçmiş davranış

  • Mevcut yetkinlik

  • Anlık performans


Ama organizasyonların asıl ihtiyacı şu:

  • Öğrenme kapasitesi

  • Adaptasyon hızı

  • Belirsizlikte karar verme biçimi

  • Motivasyonun sürdürülebilirliği


Yani ölçülen ile ihtiyaç duyulan arasında açık bir fark var.

Tam da bu noktada mevcut değerlendirme yaklaşımları yetersiz kalmaya başlıyor.


Tek veri noktası problemi


Bugün sahada en sık görülen hata şu:

Tek araçla karar verme.

Bu araç:

  • Bir mülakat olabilir

  • Bir envanter olabilir

  • Bir simülasyon olabilir


Araç ne olursa olsun problem aynı:

İnsan davranışı tek bir boyuttan okunamaz.


Çünkü:

  • Davranış bağlama göre değişir

  • Potansiyel durumdan bağımsız değildir

  • Motivasyon performansı doğrudan etkiler


Dolayısıyla:

Tek veri noktası = eksik gerçeklik


Asıl problem araç değil

Burada kritik bir ayrım var.

Çoğu organizasyon problemi yanlış yerde arıyor:

  • “Daha iyi test bulalım”

  • “Daha yeni bir envanter kullanalım”


Oysa gerçek problem şu:

Araçlar değil, araçların nasıl kullanıldığı.

Aynı değerlendirme merkezi uygulaması:

  • Bir organizasyonda yüksek doğruluk üretirken

  • Diğerinde tamamen hatalı sonuçlar verebiliyor


Bu farkın nedeni araç değil.

Yorumlama kalitesi.


Veri var, anlam yok

Bugün geldiğimiz noktada veri sorunumuz yok.

  • Daha fazla ölçüm aracı var

  • Daha fazla veri üretiliyor

  • Daha fazla çıktı alınıyor


Ama organizasyonların çoğu şu noktada zorlanıyor:

Bu veriler arasında anlamlı bir bütün kuramamak.


Sonuç:

  • Çelişkili yorumlar

  • Tutarsız kararlar

  • Zayıf geribildirim


Ve en önemlisi:

Güvenilmeyen değerlendirme sistemleri


En kritik kırılma: Yorumlayıcıya bağımlılık


Bu noktada asıl kritik gerçekle karşılaşıyoruz:

Değerlendirme sistemlerinin zayıf halkası araçlar değil, değerlendiriciler.


Çünkü:

  • Aynı veri farklı kişiler tarafından farklı yorumlanır

  • Aynı davranışa farklı anlamlar yüklenir

  • Aynı sonuç farklı kararlar doğurur


Ve bu durum kontrol edilmediğinde:

Sistematik hata üretir.


Bu neden artık daha kritik?

Bu problem eskiden de vardı. Ama bugün etkisi çok daha büyük.


Çünkü:

  • Yetenek havuzu daralıyor

  • Yanlış işe alım maliyeti artıyor

  • Tutundurma zorlaşıyor

  • Liderlik hatalarının etkisi büyüyor


Bugün yapılan bir yanlış değerlendirme:

  • Sadece yanlış işe alım değil

  • Yanlış potansiyel yönetimi

  • Yanlış gelişim yatırımı

  • Ve çoğu zaman doğru insanın kaybı anlamına geliyor


Yeni gereklilik: Entegrasyon ve yorum disiplini

Bu noktada yeni yaklaşımın iki temel ayağı var:


1. Veri entegrasyonu

  • Farklı araçlardan gelen verinin bir arada okunması

  • Davranış + motivasyon + potansiyelin birlikte ele alınması


2. Yorum disiplini

  • Standart gözlem

  • Bias farkındalığı

  • Tutarlı karar verme yaklaşımı

  • Gelişim odaklı çıkarım yapabilme


Bu iki unsur olmadan:

Ne kadar gelişmiş araç kullanırsan kullan, sonuç değişmez.


Sonuç

Bugün geldiğimiz noktada:

  • Daha fazla veri var

  • Daha fazla araç var

  • Daha fazla analiz var


Ama bu, daha iyi karar alındığı anlamına gelmiyor.

Çünkü problem veri eksikliği değil, anlam eksikliği.

Ve bu da bizi kaçınılmaz olarak şuraya getiriyor:

Değerlendirmede asıl farkı yaratan şey araçlar değil, o araçları anlamlandıran insan.


Serimizin bir sonraki yazısında bu noktayı daha da netleştireceğiz:

Değerlendirici neden tüm sistemin en kritik rolü haline geldi?


Kaynaklar

  • World Economic Forum, Future of Jobs Report 2025

  • Elemental Value, 2025 ve Ötesi Yetenek Yönetimi Raporu

 
 
 

Yorumlar


bottom of page